"Kösedere Köyü levhası görülmüştü. Sol tarafta köyün mezarlığındaki levha ilgimizi çekti. “ESSELAMÜ ALEKÜM YA EHLEL KUBUR” yazıyordu. "
Öğle derin anlamlar taşıyordu bu söz. Bir an gözlerim doluverdi. Bu dünyadan göçür giden babam aklıma geldi.Birer fatiha okuyarak devam ettik yolumuza.
Nihayet Köye geldik her yer Türk bayrakları ile donatılmıştı. Meydandaki kalabalığın arasından bir genç yaklaştı güleç yüzlü. Kösedere Köyü Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yöneticisi Rıfat Özgüder hoş geldiniz dedi ve kendisini tanıttı. Derneğe çıktık. Kösedere Köyü Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Özduran ile tanıştık. Her ikiside
www.acipayam.com sitemizin üyeleri imiş. Dernek Yöneticisi Rıfat Özgüder Siz geçen hafta sanaldan gerçeğe buluşmanızı yaptınız biz gelemedik bu gün gecikmeli de olsa Köyümüzde “2. KÖSEDERE ÜZÜM ŞENLİĞİ” nde “ bir araya geldik dedi. Çaylarımızı içtik ve köyü tanımak için ayrıldık dernekten.
Köy Meydanında vatandaşların kendi ürünlerinden oluşan yiyecek ve giyecek pazarı oluşturulmuştu. Aradığın her şey vardı. Tarhana çoprasından tutunda iğne oyalı mendillere kadar. Alışverişi daha sonraya bırakarak dar bir sokağa girdik. 181 numaralı evin önünde iki yaşlı kadın oturuyordu. Bizde oturduk yanlarına hoş geldiniz dediler.
Adını sonradan öğrendiğin 90 yaşındaki Zeynep Ninenin Yüzündeki çizgilerde okuyabiliyordum o gecen yılların acılarını. Amcayı çok önceleri toprağa uğurlamış. Yanındaki teyze komşun mu diye sordum. Hayır, kızım Ferika KARACA dedi. Kızımda beyini kaybetti şimdi torunlarımla birlikte burada kalıyoruz dedi. Bu sokağın adı ne diye sordum adı yok buranın oğlum dedi. Bende nine bu sokağın adı PAYAM Sokağı olsun bak bizde Acıpayam’ lıyız. Ta Denizli’den geldik buraya. Bizim ilçemizde şu karşıdaki payam ağacından almış adını.
Sen bundan sonra soran olursa payam sokağı de. Hem sen bizi unutma bizde payam sokağını unutmayalım dedim. O sıcacık titreyen elleri ile sırtımızı okşadı tamam benim güzel evlatlarım öğle olsun dedi.
Arada bir dizlerini tutuyordu elleriyle. Ağrıdığı belliydi. Mustafa UNAL kardeşimiz Zeynep ninemize yanıbaşında duran yeşil bitkiyi gösterdi bu nedir diye sordu.”ACI OT “yavrum dedi. Arsız bir ottur buralarda çok olur dedi. Mustafa kardeşimiz ninemize anlatmaya başladı bu otun nasıl bir doğal bir ilaç olduğu. Yazdın mı bunları beynine nine dedik yazdım evlatlar dedi. Vedalaşarak ayrıldık daha sonra tekrar uğramak üzere yanlarından.
Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
YAZIM DEVAM EDECEK GÖNÜL DOSTLARIM...BEN KÖYÜNÜZÜ ÇOK SEVEN UZAKLARDAN BİR GÖNÜL DOSTUNUZ.